Evet sanki hiç kitabım yokmuş gibi gittim liste yaptım. İçime işlemiş kitap almak. Sanırım bunu yapmak beni çok rahatlatıyor. Ne zaman kötü bir olay olsa kitapçıya giderim. Stes olduğum zaman, hasta olduğum zaman vs. Şimdi kötü bir durumda değilim ama tatilim şu günlerde uyumak, film izlemek,kitap okumak gibi eylemlerle geçiyor. Hep evdeyim yani. Ve biraz dışarı adım atmak istiyorum. Dışarı benim için KİTAPÇI oluyor. :D
Öyle işte. Biraz blogları gezdim ama listemi çoğunlukla yeni keşfettiğim Kitaplık Manzaraları adlı blogun yorumlarından oluşturdum. Bakmanızı tavsiye ederim.
İşte buda oluşturduğum listem:
-Ama kesin karar etkinlik dahilindeki ve buradakiler dışında başka kitap almayacağım :))
*Hepsini birden almayacağım. Her gittiğimde bir tane :D
30 Haziran 2013 Pazar
Sizce...
Bir arkadaşımla Yahudi soykırımı üzerine konuşurken Hitler'in ne kadar acımasız olduğunu ve birçok masum Yahudiyi katlettiğini söyledim. O ise bana herkes gibi objektif olmayan filmlerin,kitapların etkisinde kaldığımı söyledi. Hepsini suçlayamazsın dediğimde bana uzun zaman etkisinde kalacağım bir soru sordu. "Sen hiç bir Yahudi ile tanıştın mı?"
28 Haziran 2013 Cuma
26 Haziran 2013 Çarşamba
Kardeşimin Hikayesi - Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli bizi kesinlikle ETKİLEYİCİ bir romanla daha karşı karşıya bırakıyor. Belki bu kitap bizi SERENAD kadar etkilemiyor ama kitabın sonu yine hepimizi şoka uğratıyor.
Kitabın başlarında gerçekten farklı ve eğlenceli bir hikayeyle baş başa kaldığımı biliyordum. Kimi zaman gazeteci kızın öfkelenmelerine kıkırdamadım değil. Bu öfkelenmelerin karşısında da duygusuz bir ana karakter olunca ilginç bir durumla karşıya karşıya kalıyorsunuz. Şimdi düşünün. Bir insan duygusuzsa hiçbir durum karşısında tepki vermiyorsa onun ne yapacağını tahmin edemezsiniz. O yüzden bu sizi her zaman meraklandırır. Yani demek istediğim tüm kitap boyunca meraktan öldüm. :D
Kitabın içeriğine pek girmek istemiyorum. Çünkü hangi yönden anlatırsam anlatayım hepsi yalan olur. Çünkü o etkiyi yaşamadan içeriği öğrenmek kitabı etkisiz kılar. Sadece kitap bittikten sonra aklınızda küçük küçük parçalar kalacağını bilin. Bu parçalar kimi zaman sizi hüzünlendirecek, kimi zaman imrendirecek, kimi zaman da güldürecek.
Bana güvenin. Bu kitap sizin tüm kitap boyunca düşündüklerinizi baştan sona gözden geçirtecek. Kitabı tekrar okumak isteyene kadar bu kitabın etkisinden kurtulamayacaksınız. Serenad'ı okuyanlar bilir. Ben hala hatırlarım o kitaptaki BÜYÜK AŞKIN ETKİSİNİ.
Yani sonuç olarak bu kitabı OKUYUN ve benimle yorumlarınızı paylaşmayı unutmayın. Çünkü şu an gerçekten bu kitabı tartışmaya ihtiyacım var. :D
21 Haziran 2013 Cuma
SERİNİN İKİNCİ KİTABI "ELİT" BİTTİ..
"Beni Seç"'den sonra "Elit" daha güzel geldi bana.Sadece prens olmak için yarışan ,daha doğrusu bir erkek için yarışan kızlardan çok daha fazlasını görünce okumaya başladım ve kısa sürede bitirdim.Kurgu daha bir oturmuş ,hikaye daha bir akıcı anlatılmış bu sefer.Altı kız kalınca hem karakterler hem de olaylar daha detaylı verilmiş.
Ana karakter America ,Prens Maxson'u sevmeye başlıyor ama bu sefer de ülke yönetimine ve kraliyet ailesine katılma konusunda tereddütlü.Maxon'la her tartışmalarında eski aşkı Aspen'e yöneliyor ve o da hiç sorgulamadan America'nın gelgitlerine katlanıyor.Doğrusu Aspen'in yerinde olmak isteyecek bir erkek olduğunu sanmıyorum.
Bu kitap da ülke sorunları ve sınıf ayrımı üzerine geçen olaylar da olduğundan üçüncü kitabın daha heyecanlı olacağını düşünüyorum.Beni üzen tek kısım Aspen'le Maxon'un hala karşılaşmamış olması .O karşılaşmadan bir hır gür çıkacağını ummuştum ama sanırım o da üçüncü kitaba saklanmış.Bazen seri okurken ilk kitabı attlayıp direkt ikinciden mi başlasam acaba diye düşünmeden edemiyorum.Hikayeler gibi bunlarda giriş-gelişme -sonuç kısımlarını kitaplara bölüyorlar ve son kitap çıkana kadar ömrümüzü yiyorlar.
Sonucu merak ettiğim için üçüncü kitabı dörtgözle bekliyorum.Ogelene kadar birkaç kitap biter herhalde.Şu anda "BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK"'e başladım.En kkısa zaman da yeni yorumlarda buluşmak dileğiyle...
Ana karakter America ,Prens Maxson'u sevmeye başlıyor ama bu sefer de ülke yönetimine ve kraliyet ailesine katılma konusunda tereddütlü.Maxon'la her tartışmalarında eski aşkı Aspen'e yöneliyor ve o da hiç sorgulamadan America'nın gelgitlerine katlanıyor.Doğrusu Aspen'in yerinde olmak isteyecek bir erkek olduğunu sanmıyorum.
Bu kitap da ülke sorunları ve sınıf ayrımı üzerine geçen olaylar da olduğundan üçüncü kitabın daha heyecanlı olacağını düşünüyorum.Beni üzen tek kısım Aspen'le Maxon'un hala karşılaşmamış olması .O karşılaşmadan bir hır gür çıkacağını ummuştum ama sanırım o da üçüncü kitaba saklanmış.Bazen seri okurken ilk kitabı attlayıp direkt ikinciden mi başlasam acaba diye düşünmeden edemiyorum.Hikayeler gibi bunlarda giriş-gelişme -sonuç kısımlarını kitaplara bölüyorlar ve son kitap çıkana kadar ömrümüzü yiyorlar.
Sonucu merak ettiğim için üçüncü kitabı dörtgözle bekliyorum.Ogelene kadar birkaç kitap biter herhalde.Şu anda "BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK"'e başladım.En kkısa zaman da yeni yorumlarda buluşmak dileğiyle...
16 Haziran 2013 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




